| U HARFİ | |
| Ubeyde | Tanrının kölesi |
| Uçay | Uçtaki ay |
| Uçkan | Uçucu, uçan kuş, uçmaya düşkün, uçmayı seven, uçan |
| Ufuk | Gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer, anlayış, düşünce gücü |
| Uğan | Eski Türklerde gök tanrısı, Güneş, Ogan |
| Uğur | Şans, talih, insana iyilik getirdiğine inanılan |
| Uğuray | Uğurlu ay |
| Uğurgül | Uğurlu gül |
| Uğurtan | Uğurlu sabah vakti, uğur getiren tan |
| Uhde | Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev |
| Ulca | Savaşta ele geçirilen mal, olca |
| Ulcay | Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, olcay, şans, talih |
| Ulufer | Durgun sularda yetişen, yaprakları yuvarlak ve geniş, beyaz, sarı, mavi pembe Çiçekli bir su bitkisi olan nilüferin bir başka söyleniş biçimi |
| Ulun | Ucunda temreni olmayan ok, sivri demirsiz ok |
| Ulus | Aynı sınırlar içinde, aynı bayrak altında yaşayan insan topluluğu |
| Ulusal | Ulusla ilgili |
| Ulvıye | Yüce, yüksek, manevi yapısı öne çıkan |
| Ulya | En yüce, en ulu, yüksek |
| Umar | Çare |
| Umay | Üzerinden geçtiği kişilere mutluluk getirdiğine inanılan kuş, Devlet kuşu |
| Umdu | Umutlandı, istediği umut, istek |
| Umman | Okyanus, büyük deniz |
| Umnise | Kadın, ana |
| Umran | Uygarlık, ilerleme |
| Umur | Görgü, deneyim |
| Umut | Ummaktan doğan iç erinci, umulan şey - Ümit, geleceğe güven duygusu |
| Urçuk | Iğ, kirmen |
| Urçun | Kurumuş iğde dalı |
| Uslu | Yaramazlık etmeyen, huysuz olmayan, söz dinleyen |
| Usulca | Yavaşça, duyurup sezdirmeden, belli etmeden, sezdirmeksizin |
| Utku | Birçok emek ve çekinceli uğraşlar sonucu erişilen mutlu sonuç, yengi, zafer |
| Utkugül | Yengi gülü, zafer gülü |
| Utkugün | Yengi günü, mutlu günü, zafer günü, kazanılmış gün |
| Uygu | Iki şey arasındaki uygunluk ilgisi |
| Uysal | Yumuşak başlı, söz dinler, söz analar |
| Uzay | Bütün varlıkları kaplayan sonsuz boşluk |
| Uzel | Usta, becerikli |